Yazımıza hayatın ilk adımlarıyla başlamakta fayda var. En küçük adımlarların gelecekte ne gibi adımlara dönüşeceğini bilemeyiz veya aynı şekilde hayatımızın bize ne getireceğini de. Önemli olan ilk adımı atıyor olabilmektir. O ilk adım devamında küçük adımlara sonrasında ise büyük adımlara dönüşebilir. Bu gücü kendinde, içinde hissetmen gerek. Bazen küçük adımlar bir araya gelerek büyük bir adım oluşturur, bazen tek bir adım kendini büyük bir olaya çevirir. Bunu ele alabilmek için büyük bir adımla başlamamak gerek. Çünkü ateşe küçük odunlar atılırsa alevler artarmış. Büyük odunlar ateşi söndürebilirmiş gibi düşünebiliriz. Hayatın çoğu döneminde durum bundan farksız değildir. Yeter ki sen ileriyi hedefin olarak belirle!

Atalarımız “Çok kıymetli eşyalar, küçük torbalarla taşınır.” diyerek durumu çok güzel özetlemişler. Her başlangıç küçük adımlarla başlar ve aslında en kıymetlisi de o şekildedir. Bu adımları büyütmek ise tamamen senin elinde. Çevrendekiler kolay yoldan başarabilir, senden daha fazlasına sahip olabilir. Bu durum seni yıldırmasın aksine hedefine odaklanmanı ve bahanelerden kurtulmanı sağlasın.


Başarının anahtarı ilk önce kendine inanmaktan gelir. Kanıtlaman gereken asıl kişi sensin, bir başkası değil. Şunu asla unutma büyük makineleri küçük çarklar çalıştırır. Büyük adımlarında her zaman yanında küçük adımlar olacak, olmak da zorunda. Kendi başına gelmediğin bu nokta da kendi başına da ilerleyemezsin. Her zorluğun bedelini yavaş yavaş ödediğin zaman aslında olmak istediğin yerde huzur bulacaksın. Küçük başlangıçların seni bugünkü büyük adımlarına getirdiğini asla unutma!

Girişimlik ve motivasyon üzerine diğer yazılarımızı da okumanızı öneririz.