Genellikle insanların başarılarını şansa bağlarız ve inancımızı bu yönde yönetmek kolayımıza gelir. Şanslı olmasa o işi alamazdı, şansı yaver gitti, ondaki şans bende olsa gibi birçok deyim ve bu söylemin türevlerini hayatımızın bir parçası haline getiririz. Aklınızda ne kadar şans ile bağdaştırsanız da bu durum başarı faktörünü ortadan kaldırmaz, sadece onu görmenizi engeller.

Başarılı insanlara şöyle bir baktığımızda çoğunun bir zorluktan çıktığını, birçok sıkıntı çektiğini başarı hikayelerinde görüyoruz. Buna şans diyebilir miyiz? Elbette hayır! Peki, buna çok çalışma ve azmin sonucu diyebilir miyiz? Cevabınız evet ise daha yolun henüz başındasınız. Sadece şansla bir yere varılmayacağınızın farkındasınız. Birçok araştırma şans olasılığı üzerinde çalışmalar yapmış, neticesinde başarının azimle çalışmasıyla geldiğine kanaat getirmiştir. Bunu şöyle düşünebiliriz, milyonlarca kişi şans oyunu oynuyor. İhtimaller üzerine birçok sonuç olabilir. Fakat görüyoruz ki milyonda belki de milyarda bir ihtimal kişi amacına ulaşıyor. Şimdi durumu değiştirelim, azimli ve çok çalışan insanları ele alalım. Milyonlarca kişi çalışıyor fakat azimli ve çok çalışanlar başarılı olabiliyor. Yani buradan çıkarılan sonuç şu, şans oyunlarında ihtimali kimse belirleyemezken, çalışarak başarı ihtimalini kendiniz belirlersiniz.

Neticeye gelmek gerekirse şansa değil başarıya odaklanın. Girişimcilikte asıl olması gereken durum başarıya odaklanıp sıkı ve çok çalışmaktır. Yoksa herkes şansını beklese dünyanın durumu şu an çok farklı bir konumda olabilirdi. Amerika keşfedilemez, elektrik bulunamaz, yer çekimi hesaplanamaz vb. durumlar. Kendinize inanın ve bu durumu şansa bırakmayın. Ertelediğiniz her fırsat size başarı veya şans getirmeyecektir. Ömrünüzü şansınızı bekleyerek değil onu yaratarak geçirin.

Girişimciliği tanımak ve başarınızı arttırmak istiyorsanız diğer yazılarımıza göz atabilirsiniz.