Çok uzun zaman öncesine gitmeye gerek yok. Sadece bir kuşak öncemizde ve onların öncesinde hep şu anlayış vardı; düzenli bir işin olsun, sigortan olsun, çalışma saatlerin belli olsun, maaşın belli olsun ama her yıl artsın… Klasik memur anlaşıyı da diyebiliriz. Bizler de etrafımızdan, büyüklerimizden bu tarz nasihatlar çokça duymuşuzdur. Hatta zamanla bunları söyler hale gelmiş bile olabiliriz. Peki bizim kuşağın diline de dolanma ihtimali olan bu iş anlayışı, Z kuşağı dediğimiz genç kesime ne kadar söyleyebiliriz? Onlar iş yaşamına, iş dünyasına bizim gibi bir düzen anlaşıyı içinde mi bakıyorlar yoksa daha da girişimci ve yenilikçi bir kuşak olmaya mı hazırlanıyorlar?

Araştırmalar Z kuşağının (1995’ten sonra doğanların) kariyerlerini kontrol altına almaktan korkmayan, kendi kendine başlayabilecek seviyede olduklarını söylüyor.

Gallup’un çalışmasına göre, 5 ila 12 arasındaki sınıflarda 10 öğrenciden neredeyse sekizi kendi işlerinin patronları olmak istediklerini söylüyor. Bugün bir işin patronu olmanın ilk adımı da girişimci bir ruha sahip olmaktan geçiyor. Network marketing sektörü de bu bağlamda girişimciler için kıymetli bir maden ve aynı zamanda yenilikçi ruha sahip Z kuşağı için de fırsatlarla dolu bir sektördür.

Millennial Branding tarafından yapılan bir başka çalışma, lise öğrencilerinin yüzde 72’sinin ve üniversite öğrencilerinin yüzde 64’ünün kendi işini kurmaya istekli olduğunu göstermektedir.

Peki, girişimci bir zihniyeti benimseyen gençleri güçlendiren nedir? MediaPost’a göre bunu üç nedenle açıklayabiliriz:

1) Kırılgan genç iş piyasası: 2011 itibariyle, gençlerin sadece yüzde 26’sı istihdam edildi – 1950’den 2000’e kadar olan tipik yüzde 45 gençlik istihdam oranındaki keskin bir düşüş. Zayıf ekonomi ve kötü iş piyasası, gençleri işe almak yerine kendi işlerini kurmaya teşvik ediyor.

2) Mobil Uygulamaların Yükselişi: Bazı siteler sayesinde gençler, becerilerini ve bilgilerini para kazanmak için kullanabiliyorlar. Birçok çevrimiçi ve mobil platform, gençlerin serbest işleri kolayca bulmalarını ve potansiyel müşterilerle bağlantı kurmalarını sağlıyor.

3) Sosyal medyanın yaygınlığı: Sosyal medya sayesinde gençler kendi içeriğini kolayca oluşturuyor ve tanıtıyor. Günümüzde gençler kendi YouTube kanallarını oluşturabilir ve hemen hemen her konuda kendi içeriklerini yazabilir, yönlendirebilir, üretebilir, izleyebilir ve tanıtımını yapabilir. Güzellik blogcularının başarısının gösterdiği gibi, medya yayınları ve büyük markalar bu girişimci gençlerin etkisini kabul ediyor.

Pazarlama açısından baktığımızda da gençler bu alana ilgi duyuyor. Gençler ses çıkarmayı, fark yaratmayı seviyor. Bu nedenle pazarlama ve türevi işlere de oldukça meraklılar. Çünkü onlar bir ürünü satmakla ya da satın almakla kalmıyor, deneyimleri neticesinde çevrimiçi ortamlarda tanıtıyor ve geliştiriyorlar. Z kuşağının girişimci doğası, bugün müşterileriyle ortak olmaya istekli şirketler için büyük bir fırsat sunuyor.